Mudanya Haber Arşivi

_

Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size

SAVAŞ VE AÇLAR

E-posta Yazdır PDF

Ümit AtillaAhanda'dan Temel Çavuş ve Ailesi, umutlarını terkedip Sarıyer sırtlarına binmişlerdi Gülcemal vapuruna.

Karadeniz'in hoyrat dalgalarıyla yol aldılar Samsun'a. Yemen çöllerinin kahramanı Temel Çavuş, yedi yıl düşmana kurşun atan Temel Çavuş
şimdi önüne katıp Şakiresi'ni ve altı tane de yavrusunu, demir atmıştı Samsun'un Kötüköy'üne.


Zor geçti ilk yıllar tarlada, bahçede. Tütündü,lahanaydı,baklaydı derken Urus harbi patlak verdi şimalde. “Sefer olsun” dedi,Temel “doğacak uşağımızın adı” askere gitmeden önce.

Seferberlik vaktiydi;

yirminin üstünde her er cepheye gönderiliyordu. Kuymak yapıp fırında kobellerine yedirirdi Şakire. Küçük Sefercik de doğmuştu nihayet. Anasının kuduklarına sarılıp güçlenmeye, büyümeye çalışıyordu.

Büyük oğul Ali bir yandan babasının lüveriyle avlanmakta diğer yandan tarlaya fışkı taşımaktaydı. Komşu kızı Tenzile ile oynaşmaktan da geri durmazdı.   Savaş zengini açıkgözler saldırırken aileye derken Ali'yi de aldılar askere. Laz güzeli Şakire  bir başına kalmıştı şimdi çocuklarıyla.
Günler geçtikçe fakirlik iyice çöktü ailenin başına. Topraklarda zizilin bile görülmediği bir kıtlık yaşanıyordu. Derken ardı ardına ölüm haberleri geldi cepheden Temel Çavuş ve Ali'nin. Gulum gulum ağladı Şakire haberi alanda. Ne yapardı, ne ederdi şimdi? Nasıl doyururdu bunca nüfusu?
Zalim felek bir küçük koklise, bir ince keçi bağırsağına muhtaç bırakmıştı Şakiregilleri. Önce küçük Hüseyin yitip gitti açlıktan kıvranarak.

Arkasından çilli kız Fatma uçup gitti. Sonra da Sefercik. Birer, ikişer ölüyordu köyün fakirleri. Erkekler cephede şehit düşüyor, kız kızan da açlıktan dünya değiştiriyordu. En sonunda Musa, Adviye ve Asile'yi ellerinden tutup Darüleytama'ya teslim etti Şakire. Kendisi de az ötedeki hastaneye yattı bir-iki haftalığına, iyi adam başhekim sayesinde. Göğsüne sakladığı bir-kaç  kuruşu vardı, kurnaz hastabakıcının farkettiği.

Yufka yürekli Şakire kandı hastabakıcıya ve yedi iğneleri iyileşmek ümidiyle. Ertesi gün yüreği sarsıldığında anlamıştı Şakire başına gelenleri.
Tam çocuklarını kurtarmışken kendi kaptırdı paçayı.

Son kez görmek istedi çocuklarını. Haber verdiler, ellerinden tutup hastaneye getirdiler üç yetimi. Şakire'nin gücü yetmedi onları bir daha görmeye, uçup gitti o da bu diyardan.

Anasının cansız vücudunu uzaktan gören Musa göz göze geldi kızkardeşleriyle. Çocuklar acıları çabuk unutuyordu. Musa da annesinin ölümünü unutmuş gözüktüyse de onun çektiklerini unutmayacaktı hiçbir zaman. Birden bir mani geldi aklına, babasının kemençe çalarken söylediği;

“Duman aldi dağlara   yittun ufuğum yittun. Ne ağlayisun bağa Ben ecele mi gittum”.

***

Yıllar önce okuduğum ve çok etkilendiğim bir kitap vardı; “Savaş ve Açlar”.

Savaş yıllarının zalimliğini, zorluklarını kendine has Karadeniz üslubu ile yazıya dökmüştü edebiyat tarihimizin usta yazarlarından biri olan Hasan İzzettin Dinamo.

Kendi hayatından gerçek kesitleri anlatmıştı Dinamo. Ben de çok etkilenip yukardaki şiirimsi yazıyı kaleme almıştım, kendimce kitabın özetini yaparak. Günümüzün çabuk tüketen toplumunda yoklukların zorluğunu hatırlatabilecek çok değerli bir kitap. Bugünlerde tekrar okumaya başladım. Herkese de tavsiye ederim. Bir naçizhane tavsiyem de değerli yorumcumuz Volkan Konak'a. Bu kitaptan çok türkü çıkar ona.

Saygılarımla

Ümit Atilla

28.05.2011

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Ümit Atilla İle İlgili Mudanya.gen.tr Haber ve Yazı Arama Dökümü Tıklayın.

Son Güncelleme ( Çarşamba, 08 Haziran 2011 11:14 )  

Diğer sitelerimiz

www.mudanya.gen.tr
Güncel Mudanya Haberleri.
www.mudanyahaberarsivi.gen.tr
Mudanya Haber Arşivi
www.mudanyarehber.net
Mudanya Haber Arşivi

www.radyopoyraz.com
Hayatın Müziği Bursa'da

Bursa Hava durumu

BURSA HAVA DURUMU