Mudanya Haber Arşivi

_

Font Boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa 2011 Yılı Haber Arşivi BİZ BU ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINI NEDEN YAPTIK ?

BİZ BU ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞINI NEDEN YAPTIK ?

E-posta Yazdır PDF

Sebahattin ATAMER ADD MUDANYA BAŞKANI26 Ağustos 1922 Afyon-Kocatepe de başlayan Büyük Taarruz 9 Eylül günü emperyalist devletlerin İzmir’den denize dökülmeleriyle ulusal kurtuluş savaşı kazanılmış, ülkemiz ULU ÖNDERİMİZ MUSTAFA KEMAL’in başkumandanlığında özgürlüğüne kavuşmuştur.


Verdiğimiz ulusal kurtuluş savaşı yalnız ülkemizin ulusal bütünlüğünü ve istiklalini kazandırmamış aynı zamanda da mazlum ulusların özgürlük meşalelerinin ateşlenmesine neden olmuştur. 
Ülkemizin bugünkü durumu gördükçe kendimi düşünmekten alıkoyamıyorum. ”Biz bu ulusal kurtuluş savaşını ve milyonlarca şehidi neden verdik?”


Her gün bir şehit cenazesi gelsin diye mi? Dağdaki eşkıyalar şehirlere hakim olsun diye mi? Bebek katili İmranlı’dan Kandil dağını yönetsin diye mi? Anayasa değişikliği adı altında Türk Devleti’nin kuruluş esaslarını belirleyen ilk üç maddesinin değiştirilmesi için mi? Habur’da seyyar mahkemeler kurarak teröristlerin serbest bırakılması için mi? Binlerce kaçak kuran kurslarında ehliyetsiz kişilerin ellerinde on binlerce çocuğun beyinlerinin yıkanması için mi? Cumhuriyeti kazanımlarını “babalar gibi” yabancılara satılması için mi? Cumhuriyet döneminin en büyük dış borçları yapılsın diye mi? Bölücülerin “demokratik özerklik” ilan etmeleri için mi? İleri demokrasi deyip bilim adamlarının, gazetecilerin, aydın, demokrat, Atatürkçü insanların, generallerin subayların, hapse atılması için mi? Bilim yuvası olan üniversitelerin susturulması içim mi? Yargının siyasallaşması mı? Ordunun bay pas edilmesi mi? Basının susturularak 1919 öncesi mütareke basınının oluşturulması için mi? Ve sonradan milletin yüzüne baka baka alay eder gibi ülkemizde basın hürriyeti ABD’den daha ileri düzeyde olduğunu söyletmek için mi? Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

 Ama şunu söylemek lazım eğer bu ülkede her iki kişiden birisi bugünkü siyasi iktidara oy veriyorsa hiç birimizin yakınma, memnuniyetsizlik belirtme hakkı da yoktur.


AMMMMA  şu Gerçeklerinde görmemize engel değildir diye düşünüyorum. Ülkemizde “faşizmin ayak sesleri duyulmaya başladı ama maalesef “ Almanya’daki oyun ülkemizde yavaş yavaş hayata geçiriliyor” birileri bunun farkında değil. Muhalefet partilerini sorarsan “Allah”a emanet, onlarda tatile çıktılar... İnşallah yakın bir zamanda dönerler.

Demokratik ülkelerde insanların en önemli özgürlüğü haber alma özgürlüğüdür. Biz bu özgürlükten yararlanma hakkına sahip değiliz zira siyasi iktidar kendi basını oluşturdu, muhalif sesler “iddia edilen Ergenekon terör örgütü” suçlusu olarak Silivri’de özgürlükçü fikirlerinin bedelini ödemektedirler.


Emre Kongar “İçimizdeki Zalim” adlı kitabında  medya için şöyle yazar: ”Bir yandan zalim iktidarın her türlü zulmüne maruz kalır, medya patronlarının gazetelerine televizyonlarına el konur, bunlar iktidar yandaşı iş adamlarına satılır, direnen patronlara milyarlık cezalar kesilir, haberciler, yazarlar mahkemelerde süründürülür, pek çok medya mensubu hapse atılır, basını eline geçiren yandaş medya bütün olanaklarıyla zalim iktidarın hizmetine koşar, gerçekleri saptırır iftiralar atar, özel yaşamları teşhir eder, ihbarlarda bulunur, haksızlıklara alkış tutar, insanların üzerine çarpı işareti konulmuş fotoğraflarını yayınlayarak hedef gösterir ve öldürülmelerine yol açar.”


İşin en ilginç yanı ne biliyor musunuz? Basına yansımayan bazı gerçekleri sizinle paylaşmak istiyorum:


Tuncay Özkan tutuklu gazeteci, mahkemeye çıktığı zaman mahkeme heyetine şu soruyu yöneltiyor. “Benim suçum ne bilmek istiyorum?” Mahkeme heyetinden yanıt, iddianamede yazılı, yazılı olan ne biliyor musunuz? Tuttuğu günlükler ve evinde bulunan ”Mustafa Kemal Atatürk’ün Bursa Nutku.” Evet, Bursa Nutku’nu evde bulundurmak “Silahlı iddia edilen Ergenekon terör örgütüne” üye olmanın bir delili sayılıyor.


İlhan Selçuk gazeteci yazar. Türk basınının önde gelen duayenlerinden biri. Onunda hakkında çeşitli iddialar var ama en ilginci nedir derseniz, ”cep telefonu kullanmaması” imiş neden? Çünkü “silahlı terör örgütüne” üye olduğu için konuşmaları dinlenir diye cep telefonu kullanmıyormuş… “Sorun Ergenekon soruşturmasında bazı hataların ve usulsüzlüklerin yapılmasında değildir. Sorun, bu davanın daha ilk günden itibaren toplumu sindirmeye, muhalefeti susturmaya ve rejimi dönüştürmeye yönelik bir operasyon olmasındadır. Sorun, ABD’nin AKP ve Feytullahcı örgütlenme üzerinden Türkiye’ye çizdiği modelin önünü açmaktır. Başka bir anlatımla, AKP iktidarının devleti ele geçirmek için önündeki bütün engelleri temizleme hamlesidir. Özetle: Ergenekon operasyonunun demokratikleşme ile derin devletin tasfiyesi ile ilgisi yoktur.”


Çağımız demokrasinin vazgeçilmez ilkesi de basın özgürlüğüdür. Basın özgürlüğü ile çağdaş demokrasi arasında kesin ilişkiler vardır. Alev Coşkun “Anayasayla Sivil Darbe” adlı kitabında, “Çağdaş demokrasilerde halk kitlelerinin tüm olan biteni, siyasal iktidarın karar ve uygulamalarını öğrenmek ve bilmek hakları vardır. Kişilerin öğrenme ve bilme hakları, ancak özgür basının gerçek fonksiyonlarını yerine getirmesiyle olanaklıdır. Öğrenme ve bilme hakkı basın özgürlüğünün en geniş ve etkin bir biçimde sağlanmasıyla olanaklıdır. Demokratik hukuk devletinde basın, halkın gözü ve kulağı olarak, halk adına siyasal iktidarı, yerel yönetimleri ve kamu yönetimini denetleyecektir. Bu basın özgürlüğünün temeli olduğu kadar, basın kurumunun hem hakkı ve hem de görevidir.


Çoğulcu katılımcı hukuk devletini karşıtı ”Polis Devletidir.” Polis devletinde siyasi gücü elinde tutan siyasal parti lideri, diktatör ve militarist güç, denetleme mekanizmalarını törpüler, basının denetleme etkisini zayıflatır…”


Yukarıdaki kriterlerin ülkemize ne kadar uyup uymadığına siz karar verin.


-Geçen günlerde sayın başbakan aile boyu, tüm basın ve medya mensuplarıyla Somali’ye yardım götürdüler. Afiş, afiş yardım görüntüleri. Hâlbuki dinimiz “sağ elin verdiğini sol el görmemelidir“ der. Yardım maalesef “şov”a dönüştürülmüştür. Adama sormazlar mı? Ülkemizde semt pazarlarında pazar sonrası atılacak sebze meyve artıklarını bekleyen, günlük yiyeceğini çöp kutularında temin eden insanlar varken bu şova dönüşen yardım neyin nesi? Bu ülkede Kızılay denilen bir kurum var bu kurum ne işe yarar?

Siz değil miydiniz açık denizlerde seyir eden gemileri, Somalili korsanlardan korumak için bir gemi ve mürettebat gönderen. Somalili korsanların esir aldığı Türk gemicileri halen o korsanların elinde haberiniz var mı? Diliyorum bu yardımlar, ikinci “Bosna” olayı yaratmasın.

Çünkü yiyenler garibanın parasını yiyor, yemekle bitiremeyenler de “miras “ bırakıp gidiyorlar… Somali gibi sömürülen ülkelere yapılan yardımlar o ülkeleri kurtarmaz, bugün karnı doysa bile yarın yine açtır ve muhtaçtır. Emperyalizme ve sömürüye baş kaldırmadıkça, sömürülen ülkelerin kurtuluşu yoktur. Yapılanlar renkli bir boyamadan başka bir şey değildir. Önemli olan “Balık vermek değil balık tutmayı öğretmektir.”


Gelelim ülkemizdeki azgınlaşan terör olaylarına; İnsanımız artık her gün gelen fidanlarımızın şehit olmalarını olağan bir olay gibi karşılamaya başladı içi doldurulamayan boş sloganlar, açılımlar, oyalama politikaları. AKP iktidarının PKK denilen şer odağı katillerle ciddi bir mücadele etmeye niyeti olsaydı, bu güne gelmeden , BOP projesi eş başkanı olarak ABD hükümetinin çoktan bu cinayet örgütünü desteklemekten vazgeçmeye çağırması gerekirdi. Bu güne kadar zikzaklardan oluşun içi boş politikalar terörle değil, teröristle uğraşma ulusal bağımsızlık ve birliğe tümden aykırı politikalardır. Şunu herkes biliyor ki dağı taşı bombalamakla terörü önleyemezsiniz. Neden? Sınır ötesi kara harekâtı yapmıyorsunuz?

ABD izin vermiyor. Abdullah Gül Dış İşleri Bakanı iken imzalanan 2 sayfa 9 maddelik antlaşmayı herkes biliyor. 1.madde, Türk Ordusu Irak’ın Kuzeyine çekilecek 2. madde PKK’ya operasyon yapmak için ABD’den izin alınacak.

Beyler ipte cambaz oynuyor oyununu artık kimse yemiyor. “Sabrımız taştı, bıçak kemiğe dayandı” söylemlerini 30 senedir dinliyoruz. Adamlar meydanlarda “PKK paçavrası” asıp ”İşgalci Türkiye topraklarımızdan defol” pankartları açıyor, Türkiye Cumhuriyetine “Has…r” çekiyor, kendi kendilerine “demokratik özerklik ilan ediyorlar” da ses çıkmıyor. Ama parasız eğitim isteyen gençler 15 yılla yargılanabiliyorlar ülkemizde… Bu isyanların altında yatan emperyalist güçleri görebilirsiniz. Ammmma mücadele edemezsiniz.

Ne demiş ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ” Ekonomik olarak bağımsız olmayan bir ülke siyaseten bağımsız o-la-maz.” Evet, kırılma noktası burada, gerisi sayın büyüklerimizin bileceği bir iş…


Ama asla unutulmamalıdır ki, yurtseverlerin direnişi karşısında zalimler mutlaka kaybedecektir. Çünkü direnmek, yaşamak, boyun eğmek, ölüm demektir. Kurtuluşun yolu Atatürk gibi düşünmekten geçer, onun gençliğe hitabesinde belirttiği gibi demokratik yolları kapasalar bile mücadeleye devam etmek gerekir. Gücümüz “damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.” Bu söz her şeyi anlatmaya yeter…


AMA YİNEDE DÜŞÜNMEKTEN EDEMİYORUM. SAHİ BİZ BU MİLLİ KURTULUŞ SAVAŞINI NEDEN YAPTIK? NEDEN BU KADAR ŞEHİT VERDİK? BU GÜNLER İÇİN Mİ? YANIT YOK.
Baskısız, özgür, demokratik ve onurlu bir Türkiye dileklerimle. Ulusumun 30 Ağustos Zafer Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum… Bu uğurda hayatlarını kaybeden başta ulu önderimiz olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı, sevgi, özlem ve rahmetle anıyorum…

 30 Ağustos 2011
Sebahattin Atamer
Atatürkçü Düşünce Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
     

 

Son Güncelleme ( Salı, 27 Eylül 2011 14:44 )  

Yorumlar  

 
+5 #1 Ziyaretçi 02-09-2011 13:14
ABD Atatürk e niçin karşı?
Yeni dünya düzeninde uluslararası sermayenin karşısında
tek engel ulusal devlettir Türkiyede ATATÜRK yıkılmadan
ulusal devletin yıkılmayacağı bir gerçektir ATATÜRK çülük
temelinde ulusal birlik ve tam bagımsızlık ilkeleri vardır
Afyonlanan zihni boşaltılan kimliğine ve şahsiyetine tecavüz
edilen ve tecavüzden zevk alır hale gelen kaderini tayin ede
meyen toplum müslümanlık iddiası ile manasını bilmediği
kavramlarla defalarca allah ile aldatılmıştır
VE ZAMANLAR HEP ATATÜRKÜ HAKLI ÇIKARIYOR
 
 
+3 #2 Ziyaretçi 02-09-2011 13:29
KURTULUŞ SAVAŞINDAKİ RUHU İSTİKLAL MARŞINDAKİ
MİLLİ HİSLERİMİZ AKP(amerikanın kuduğu parti) SAYESİN
DE EL BİRLİĞİ İLE KAYBETTİK RUHUNA FATİHA BUNU
FARKEDENLERİN BAŞI SAĞ OLSUN
KURT AÇ KALIR AMA
ASLA KÖPEKLEŞMEZ M.KEMAL ONURUMUZDUR
 
 
+2 #3 Ziyaretçi 04-09-2011 10:58
Ömür kardeşim yorumların için teşekkürler."çıplak vatandaş"rumuzlu yorum yazan kardeşim..!! ülkemizde keşke her" çıplak"senin gibi onurlu olsa "onlar" çıplak kalmaz "allah adına ""yürütmeyi" iyi bilirler.ama şunu tuttum,"KURT AÇ KALIR AMA ASLA KÖPEKLEŞMEZ"İKİNİZiNDE GEÇMİŞ BAYRAMINI KUTLUYORUM. Sevgi ve dostlukla....
 

Diğer sitelerimiz

www.mudanya.gen.tr
Güncel Mudanya Haberleri.
www.mudanyahaberarsivi.gen.tr
Mudanya Haber Arşivi
www.mudanyarehber.net
Mudanya Haber Arşivi

www.radyopoyraz.com
Hayatın Müziği Bursa'da

Bursa Hava durumu

BURSA HAVA DURUMU